Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Genel Tebliğ (Seri No:1)
Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 1), kamuoyunda "Varlık Barışı" olarak bilinen, yurt dışındaki veya yurt içindeki kayıt dışı varlıkların ekonomiye kazandırılmasına yönelik usul ve esasları belirlendiği tebliğ, bugünkü resmi gazete de yayımlanmıştır.
Gerçek ve tüzel kişilerin yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının yurda getirilerek milli ekonomiye kazandırılmasına ve bu varlıkların gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerince kanuni defter kayıtlarına alınmasına,
> Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının, Madde hükümleri çerçevesinde, 31/7/2027 tarihine (bu tarih dâhil) kadar Türkiye’deki banka veya aracı kurumlara bildirilmesine,
> Gerçek ve tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan söz konusu varlıklar, 4/6/2026 tarihinden 31/7/2027 tarihine kadar (bu tarih dâhil), EK-1'de yer alan form ile bankalara veya (menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarına münhasır olmak üzere) aracı kurumlara bildirilebilecektir.
> Gerçek ve tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan varlıklar için tek bir bildirim verilmesi esastır. Ancak, Maddenin uygulamasında bildirimin yapıldığı her ay farklı bir vergilendirme dönemi olarak kabul edildiğinden, 31/7/2027 tarihine kadar (bu tarih dâhil) birden fazla bildirimde bulunulması mümkündür.
> Gerçek ve tüzel kişiler, yurt dışında bulunan varlıkları iki nüsha olarak hazırlayacakları EK-1'de yer alan form ile bankalara veya aracı kurumlara bildireceklerdir. Formun bir nüshası, ilgili banka veya aracı kurum tarafından, varsa bildirim nedeniyle açılan hesaba ilişkin bilgiler yazılıp tasdik edildikten sonra, düzenlenen banka dekontları veya işlem sonuç formlarıyla birlikte ilgilisine geri verilecektir.
> Banka veya aracı kurumlar tarafından, bildirimde bulunanlardan bildirime konu edilen varlıklara ilişkin olarak herhangi bir belge istenilmeyecektir.
> Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak bildirim sahibinden bildirilen varlıkların değeri üzerinden % 5 oranında peşin olarak tahsil edecekleri vergiyi, bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla EK-3'te yer alan beyanname ile bağlı bulundukları vergi dairesine 340 ve 346 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda beyan edecektir. Beyan edilen varlıkların değerleri üzerinden, vergi dairelerince tarh edilen vergiler, beyan süresi içerisinde banka ve aracı kurumlar tarafından vergi sorumlusu sıfatıyla ödenecektir.
> banka veya aracı kurumlara bildirilen varlıkların; vadeli hesaplarda, 28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetleri ile kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında aşağıda belirtilen sürelerle tutulacağının taahhüt edilmesi halinde vergi oranı;
- En az beş yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %0,
- En az dört yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %1,
- En az üç yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %2,
- En az iki yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %3,
- En az bir yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %4, olarak uygulanacaktır. 1/1/2027 tarihinden 31/7/2027 tarihine kadar (bu tarih dahil) yapılacak bildirimlerde bu oranlara yarım puan artırım yapılacaktır.
> Bildirime konu edilen varlıkların bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda mevcut ya da yeni açılan bir hesaba transfer edilmesi gerekir.
> Söz konusu varlıklardan yurt dışından fiziki olarak getirilenlerin, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde olmak kaydıyla; gümrük işlemlerinin tamamlanarak ülkeye getirilmesi ve gümrük işlemlerinin tamamlanmasını takip eden ilk iş günü sonuna kadar Türkiye’deki banka veya aracı kurumlara yatırılması gerekir.
Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının bildirilmesine ve kayıt altına alınmasına,
> Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye'de bulunan, ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları 31/7/2027 tarihine (bu tarih dâhil) kadar EK-1’de yer alan form ile bankalara veya (menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarına münhasır olmak üzere) aracı kurumlara bildirilebilecektir. Bildirimde bulunan gerçek ve tüzel kişilerce, söz konusu varlıklara ilişkin olarak vergi dairelerine herhangi bir beyanda bulunulmayacaktır.
> Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayanlar ile mükellefiyeti bulunan ancak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutma zorunluluğu bulunmayan ve mükellefiyeti bulunmakla birlikte mükellefiyetiyle ilişkilendirilmeksizin Madde hükmünden yararlanmak isteyen gelir vergisi mükelleflerinin, Türkiye'de bulunan ancak halihazırda banka ve aracı kurumlarda bulunmayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları için bildirimde bulunmak suretiyle Madde hükmünden yararlanabilmeleri mümkündür. Bu kişilerin söz konusu varlıklarını bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlarda açılan hesaplara yatırmaları ve bu durumu tevsik edici belgelerle kanıtlamaları zorunludur.
> Şahıs şirketleri ile adi ortaklıkların gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmamakta olup, bunlar adına stopaj ve katma değer vergisi yönünden mükellefiyet tesis edilmektedir. Bu kapsamda, şahıs şirketleri ile adi ortaklıklar adına da bildirimde bulunulması mümkün bulunmakta olup, bildirilen varlıklar dolayısıyla şahıs şirketleri ve adi ortaklıklar katma değer vergisi, ortaklar ise gelir veya kurumlar vergisi yönünden vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmaması imkanından faydalanabilecektir.
Bildirilen varlıkların, 213 sayılı Kanun uyarınca defter tutan mükelleflerce kanuni defterlere kaydedilmesi zorunludur. Şu kadar ki, mezkûr Kanun uyarınca defter tutma zorunluluğu bulunmayan mükelleflerin bu madde kapsamında yükümlülükleri bulunmamaktadır.
Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, Madde hükmü uyarınca bildirime konu ettikleri ve yasal defterlerine kaydettikleri kıymetleri için pasifte özel fon hesabı açacaklardır. Söz konusu hesap sermayenin cüz’ü addolunacak, bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemeyecek ve sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamayacaktır. Diğer taraftan işletmenin tasfiye edilmesi halinde bu tutarlar vergilendirilmeyecektir. Fon hesabında tutulan bu tutarların, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 81 inci maddesi ile 5520 sayılı Kanunun 19 uncu ve 20 nci maddeleri uyarınca gerçekleşecek devir ve bölünme hallerinde de vergilendirilmesi söz konusu olmayacaktır.
213 sayılı Kanun uyarınca defter tutan mükelleflerce Türkiye’ye getirilen varlıklar ile gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince kanuni defterlere kaydedilen varlıklar, dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaksızın işletmelerine dâhil edilecek ve bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmesi koşuluyla vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmelerinden çekilebilecektir.
Bildirim konusu yapılarak kanuni defter kayıtlarına intikal ettirilen varlıkların daha sonra elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gelirin veya kurum kazancının tespitinde gider veya indirim olarak kabul edilmeyecektir. Söz konusu varlıkların elde tutulması ve elden çıkarılmasından doğan kazanç ve iratlar ise genel esaslar çerçevesinde gelirin veya kurum kazancının tespitinde dikkate alınacaktır.
Bildirilen varlıklar nedeniyle ödenen vergiler, hiçbir suretle gider yazılamayacak ve başka bir vergiden mahsup edilemeyecektir.
Bildirimde bulunulan varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır.(Şartlar sağlanması halinde)
