BLOG

Yatırım Ortamının İyileştirilmesine Dair Kanun, Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik

Son yıllarda hükümetin gerek teşvik gerekse farklı düzenlemeleri ile kamuoyunda reformlara imza attıkları vurgulanmaktadır. Bunlardan biri de; 7103 Sayılı Vergi Kanunları İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun tasarısı oldu. Bu tasarı ve gelecekte açıklanması beklenen diğer değişikliklerle, mutad olmuş, ömrünü tamamlamış, yeniliklere ayak uyduracak, teknolojik gelişmeleri de barındıracak düzenlemeler hayatımıza girmiş olacak.

Bu sayede hedeflenenin, yeni reformlar ile sanayi kesimini ve ticari hayatı yakından ilgilendiren yatırım ortamının iyileştirerek yatırım yapılmasının hedeflenmesidir. Bununda gerek uzun vade de ithalata, cari açığa gerekse de işsizliğe bir nebze olsa da katkı sağlayacağı söz konusudur.

Gelin hep birlikte, değişen kanun ve kanun hükmünde kararnamedeki değişikliklere göz atalım;

 Bu tasarıda yer alan başlıkları ve değişikliklerin özeti;

   - Üretimin, istihdamın ve yatırımın artırılmasına yönelik teşvikler,

   - Ekonominin canlanmasını sağlamak,

   - Enerji kaybının önlenmesi ve yerli enerji kaynaklarının üretilmesine teşvik edilmesi,

   - Vergi tabanının genişletilmesinin sağlanması,

   - İş yapıma modellerinin geliştirilmesini sağlamak,

   - Amatör sporun desteklenerek, geleceğe taşınmalarını sağlamak,

   - Belirsizliklerinin ve uyuşmazlıkların giderilmesi,

   - Atıl kamu taşınmazlarının değerlendirilmesi,

   ÜRETİM, YATIRIM VE İSTİHDAM TEŞVİKLERİ,

Ülkemizde yeni kurulacak sanayi üretim tesislerinin ve mevcut sanayi üretim tesislerinin kapasitelerinin artırılmasının amaçlandığı, bunun için de gerek makine teçhizat gerekse de istihdama yönelik teşvikler sağlanarak kapasitenin tamamının kullanılması dile getirilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının (TCMB) yapmış olduğu İmalat sektöründe faaliyet gösteren 2614 işyerine, ‘’İktisadi Yönetim Anketi’’ formu göndererek, 2112 işletmenin katıldığı mevsimsel etiklerden arındırılmış kapasite oranının yüzde 79,1 seviyesinde olduğu açıklanmıştır.(Mart-2018)

Bu sayede yatırım ortamının iyileştirilmesi ile yerli ve yabancı yatırımcının sanayi kesimine yönelmesinin bir başka nedeni olarak da görebiliriz.

   Üretim ve Yatırım Teşvikleri;

Türkiye de yerleşik imalat sanayinin azlığı, milli ve yerli üretimi teşvik amacıyla gerekli altyapı çalışmaları yapılmaktadır.Bu çalışmalar ile 2018 ve 2019 yıllarında tesislerinde kullanmak üzere eklenecek makina ve teçhizatlar için KDV istisnası getirilmiştir. Alınan bu makine ve teçhizatların üç yıl içerisinde elden çıkarılmaları veya amacının dışında kullanımları halinde, ödenmeyen vergiler vergi ziya cezası ve gecikme faizi ile maliye bakanlığı tarafından tahsil edilecektir..

Yine Sanayi sicil belgesine sahip, alınan bu makinaların ve yatırım teşvik belgesi kapsamında 2019 yılı sonuna kadar alınan makina ve teçhizatların 213 sayılı kanunun 315.maddesinde yer alan ekonomik ömürlerinin, belirlen sürenin yarısı uygulanmak üzere amortismana tabi tutulabileceği açıklanmıştır.

Yatırım teşvik belgesine sahip ya da alacak Sermaye şirketlerinin, işe başlanılan dönemi takip eden hesap dönemi sonuna kadar, yurtdışından sermaye niteliği taşıyan ve yatırım teşvik belgelerinde öngörülen harcamaları da kapsayan yabancı paraların, değerlemesi yapılmayacak olup, tutarlar bir fon hesabına aktarılarak vergi hesabında dikkate alınmayacaktır.

Organize sanayi bölgeleri ve sanayi sitelerinin altyapı çalışmalarıyla, küçük sanayi işletmelerinin işyeri yapımlarında alınan mal ve hizmet KDV’den istisna edilebilecektir.

   İstihdam Teşvikleri;

Asgari ücretlilerin yılın son aylarına doğru, hesaplanan gelir vergilerinden dolayı bir üst dilimden vergilendirildiği, bu sayede ücretlerinde yılın ilk aylarındaki ücretin altında kalmaları görülmektedir. Bu tasarı ile vergi dilim artışından kaynaklı kesintiler, ortadan kaldırılmış olacaktır.

Hizmet akdi ile çalışacak sigortalılarının, işe girdikleri dönemden önceki son üç ayında 10 günden fazla sigortalı olmamaları hallinde, 2018 yılı başından itibaren 2020 yılına kadar çalışacakları işyerinde ek istihdama katılmaları durumunda işverenlerine prim desteği sağlayabileceklerdir.

-İmalat ve bilişim sektörü için; asgari ücretin çalışılan gün sayısı çarpımı kadarı,(sigortalı ve işveren primi ve hissesinin tamamı)

-Diğer sektörlerde çalıştırılması durumunda, prime esas kazancın alt sınır üzerinden hesaplanan sigorta primi ve işveren hissesinin tamamı teşvik kapsamında yararlanılacaktır.

Bu teşviklerin 2020 yılının sonuna kadar devam edeceği, şartları sağlayanların 12 aylık yararlanabileceği ancak;18 yaşından büyük kadınların, 18-25 yaş arasında olan erkeklerin ve kuruma engelli olarak kayıtlı olanlar için 18 ay olarak da yararlanma fırsatı getirilmiştir. Ayrıca bu teşvik’in maliyeti işsizlik fonundan karşılanacak olup, bildirimlerin ve ödemelerin zamanında yapılmaması durumunda, teşvikten yararlanılamayacağı, gecikme cezası ve gecikme zammı ile tahsil edileceği belirlenmiştir. Destekten faydalanan sigortalılara ek olarak ücret desteği de sağlanabilecektir.(Her iki ayda bir günlük 53,44 TL.)

2018 yılında ilk defa 5510 sayılı kanun kapsamında işyeri tescili yapan işverenler, bu teşvikten faydalanamazlar.(Yukardaki teşviklerin geçerlilik başlangıç tarihi 01.01.2018’dir.)

Bu kanun ve diğer kanunlarda sağlanan prim teşviki, desteği ve indirimlerden yararlanabilenler, dönem geçmesine rağmen yararlanamadıkları teşvik ve indirimlerden, altı aya kadar geriye dönük yararlanabilecekler. Bunun için 7103 sayılı kanunun yayım tarihini takip eden bir aylık sürede başvuruda bulunmaları yeterli olacaktır. Yararlandıkları indirim ve teşviklerden diledikleri taktirde değiştirme imkanı söz konusudur.(Son Başvuru 31.05.2018)

Daha önce yetim aylığı almakta olan 18 yaşına kadarki çocukların, 20 yaşına kadarki lise ya da dengi okullarda okuyanların,25 yaşına kadarki yükseköğrenim görenlerin 5510 saylı sigortalı kapsamında çalışması durumunda daha önce aldıkları ölüm aylığı tekrardan bağlanabilecektir. Alamadıkları dönemleri tekrardan talep edemeyecekleri gibi uygulama yayım tarihi sonrası dikkate alınacaktır.

Ay içerisinde eksik günü bulunan sigortalıların, aylık prim ve hizmet bildirgesinde ve muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde bildirilmesi durumunda, ayrıca eksik gün bildirim zorunluluğu aranmayacak, ancak kurumun eksik günü ispatlayıcı belgeyi istemesi halinde kuruma ibrazı söz konusu olacaktır. İstenildiği takdirde iletilmemesi durumunda ise eksik gün bildirilen süreler re’sen kurum tarafından hesaplanacaktır.

İşverenler tarafından kadın işçilere yönelik kreş ve gündüz bakımevi hizmeti verilmesi durumunda, gelir vergisi istisnası uygulanabilecektir.

25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanunu ve 20/4/1967 tarihli ve 854 sayılı Deniz İş Kanununa göre ödenmesi gereken kıdem tazminatlarının tamamı ile 13/6/1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanuna göre ödenen kıdem tazminatlarının hizmet erbabının 24 aylığını aşmayan miktarları ve hizmet erbabına tabi olanların belirlenen şartları taşımaları halinde iş akdinin sonu sonrası, karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları,iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımlar gelir vergisi kanunun 25.maddesi hükümlerince müstesna edilecektir.

   DİĞER TEŞVİK,İSTİSNA VE UYGULAMALAR,

6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca lisanssız yürütülebilecek faaliyetler kapsamında yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik enerjisi üretimi amacıyla, sahibi oldukları veya kiraladıkları konutların çatısında veya cephelerinde kurdukları kurulu gücü azami 10 kW’a kadar (10 kW dâhil) olan (Kat maliklerince ana gayrimenkulün ortak elektrik enerjisi ihtiyacının karşılanması amacıyla kurulan dâhil) yalnızca bir üretim tesisinden üretilen elektrik enerjisinin ihtiyaç fazlasını son kaynak tedarik şirketine satanlar, 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunun 9.maddesinin 9.bendi olarak güncellenerek gelir vergisinden müstesna edilmiştir.(Mevcut 9.bend 10.bend ile birleştirilmiştir.)

Bozulma, çürüme veya son kullanma tarihinin geçmesi gibi nedenlerle imha edilmesi gereken emtia, bu mahiyetteki imha işlemleri süreklilik arz eden mükelleflerin başvurularına istinaden, bu Kanunun 267 nci maddesinin ikinci fıkrasının üçüncü bendindeki usulle mukayyet olmaksızın, Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen usul çerçevesinde ve tayin olunan imha oranı dikkate alınmak suretiyle değerlenebilir. Bunun için Maliye Bakanlığı tarafından mükellef geçmişine bakılıp, fili üretimine ve sektöre bakılarak kararlaştırılan oran ile uygulanabilecektir.

Düzenleyicisi tarafından tevsiki zorunlu belgelerin (Elektronik belge, fatura, Ö.K.C. fişi, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının) verilmemesi, alınmaması, yanıltıcı meblağlar paylaşılması, elektronik düzenlenmesi gereken belgenin düzenlenmemesi halinde 240,00 TL özel usulsüzlük cezası kesileceği, belge üzerinde yer alan meblağnında %10 nispetinde ceza uygulabilecektir. Uygulanacak bu cezanın da maksimum 120.000,00 TL geçemeyeceği belirtilmiştir.

Usulsüzlük cezalarının kesildiği durumlarda, 213 Sayılı kanunun 376.maddesinin 2.fıkrasında yer alan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının üçte biri oranında indirimi uygulaması, bundan böyle yarısı şeklinde uygulanacaktır.

Otomobil, Kaptıkaçtı, arazi araçları ve benzerleri için Elektrikli olanlardan belirli KW motor gücüne sahip olanların, taşıtlar için uygulanan motorlu taşıtlar vergisi tarifesinin değeri ve taşıtın yaşı dikkate alınarak hesaplanan verginin %25 oranında vergilendirilmesi uygulaması getirilmiştir. (01.01.2019 tarihinden geçerli olmak üzere)

16 ve daha büyük araçlarda kayıtlı kullanıcılar tarafından, ilgili hükümler gereğince tescilden kayıtlarının silinmesi ya da hurdaya ayrılması halinde aynı cins (1600 cc’ye kadar ) yeni araç (sıfır) alımında 10.000,00 TL’ya kadar ÖTV indirimi sağlanmıştır. (Bu sayede ÖTV sonrası hesaplanacak Kdv’den de 1.800,00 TL daha kazanç sağlanmış olunacaktır.)

Spor Genel Müdürlüğü, Türkiye Futbol Federasyonu, bağımsız spor federasyonları ile Türkiye de faaliyet gösteren spor kulüpleri ve şirketlerinin, futbolcular için ödenen ücretlerde, tevkif yoluyla ödedikleri verginin iadesinin söz konusu olacağı açıklanmıştır. Yapılacak bu iadenin de yine spor alanında olan, amatör spor dallarında bulunan sporculara, çalıştırıcılarına ve diğer spor destekçilerine aktarılması sağlanacaktır.

Yukarıda sayılan teşvik, indirim ve istisnaların dışında kanunda öngörülen bazı değişikliklerde, 27.03.2018 tarih ve 30373 mükerrer 2 sayılı resmi gazete den de takip edebilirsiniz.

Açıklanan teşviklerin ve değiştirilen kanun maddelerinin yatırım ortamının iyileştirilmesi, yatırıma özendirilmesi,bürokrasinin azaltılarak zaman ve maliyet tasarrufunun sağlanması olarak da belirtilmiştir. Bu sayede 2017 yılında yakalanan (en büyük ülke büyümelerinden biri olan) 7.4 oranındaki büyümenin önümüzdeki yıllarda da gerçekleşmesi öngörülmektedir. Bu büyümeler ile verilen teşviklerin maliyetlerinin karşılanması noktasında harcamaların ekonomiye büyük katkısı olacağı da gibi negatif yönde etkileri de söz konusu olacaktır. Bunun için alınması gereken önlem ve tedbirlerin ülke dinamiklerine zarar vermeden yapılmasının doğru olacağı kanaatindeyiz. Bunun için doğru adımların atılmasını, gerekli modellerin geliştirilmesini umuyoruz:

**7103 Sayılı Kanun 30373-2 Mükerrer Sayılı Resmi Gazete **

** TCMB ‘’İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı’’ raporundan alınmıştır.**

Detaylar hakkında bizimle iletişime geçebilirsiniz.